Dilara Koçak’ın İftar ve Sahur için Beslenme Önerileri
Ramazanda beslenme nasıl olmalıdır? Ramazanda beslenirken nelere dikkat edilmelidir? İftarda ve sahurda sağlıklı beslenme nasıl olmalıdır? Sağlık açısından iftar ve sahur nasıl yapılmalıdır? Sağlıklı ve doğru beslenme için iftar ve sahurda neler yenilmelidir? İftar ve Sahurda beslenirken nelere dikkat etmek gerekir? Diyetisyen Dilara Koçak’ın önerileri…
Ramazanda öğün sayısı az fakat yiyecek çeşidi fazladır. Oruç tutan kişiler aşağı yukarı 15 saat aç kalmaktadırlar. Bu süre içinde kan şekeri düşer. Eğer kişi sahura da kalkmıyor ise kan şekeri günün daha erken saatlerinde düşüşe geçer. Bu nedenle kan şekerini dengelemek için az ve sık beslenmek gerekir. Bu için öğünler, sahur, hafif iftar , akşam yemeği ve ara öğün şeklinde olmalıdır.
Sahurda midede uzun süre kalacak ve kan şekerini dengeleyici besinler tercih edilmelidir. Mesela, kıymalı sebze yemekleri, tahıl çorbaları, kepekli ekmek, az tuzlu peynir, meyve ve bol su gibi. Çok tuzlu ve baharatlı yiyecekler yenmemelidir.
İftar ve Sahurda Beslenirken Dikkat Edilmesi Gereken Hususlar:
* İftarda ve sahurda birdenbire ve çok fazla yemekle mide doldurulmamalı. Ani mide gerginliği hem tansiyonu yükseltir, hem de insülin gibi kan şekerini dengeleyen hormonların hızlı salgılanmasına yol açar.
* Azar azar ve iyi çiğneyerek yemek yenilmelidir.
* Yemeklerin seçiminde çok yağlı, çok tuzlu ve aşırı tatlı besinlerden kaçınmak gereklidir. Bunların yerine hazmı kolay, mide-barsak sisteminde uzun süre kalabilen lifli ve sellüloz içeren sebze, meyve ve kepekli ekmek tercih edilmelidir.
* Yetişkin bir insanın yaklaşık 1,5 -2 litre su içmesi gerektiğinden sıvı alımına çok dikkat edilmelidir.
İftar bir çorba ile açılmalı ve bir süre ara verdikten sonra yemeğe geçilmelidir. İftara su, çorba, peynir, zeytin, hurma veya kuru kayısı ile hafif başlamalı ve normal yemeğe ise 10-15 dakika sonra geçilmelidir. İftardan 1-2 saat sonra hafif tatlılar, özellilikli sütlü tatlılar tercih edilmelidir.
Sağlıklı Beslenme ile ilgili diğer yazılar için tıklayınız.
Dilara Koçak’ın diğer yazıları için tıklayınız.

Yorum yapmak ister misiniz?!